Temerrüt

Temerrüt « Kavramlar



Temerrüt, hukuk dilinde "gecikme","direnme" gibi sözcüklerle de ifade edilmektedir. Temerrütte borcun zaman?nda ifa edilmemesi, ifada gecikilmesi söz konusudur. Borcun zaman?nda ifa edilmemesine neden olan ki?i alacakl? ise alacakl?n?n temerrüdü; ifan?n borçlu taraf?ndan ödenmesi, zaman?nda yerine getirilmeyip böylece borcun ihlaline yol aç?lmas? halinde borçlunun temerrüdü olu?ur.

Alacakl?n?n Temerrüdü

Bununla ilgili ko?ullar Borçlar Kanunu'nun (BK) 90. maddesinde düzenlenmi?tir. Bu konuda aranan ko?ullar ?unlard?r: Her ?eyden önce borçlu taraf?ndan borcun ifas?, borç ili?kisinde öngörülen zamanda ve yerde gerçek ve eylemli (fiili) olarak, yani usulü dairesinde alacakl?ya önerilmi? olmal?d?r.

?fan?n gerçekle?mesi için alacakl?n?n yapmas? gereken i?ler varsa ve alacakl?n?n bu i?leri savsaklamas? nedeniyle borçlu edimini yerine getiremiyorsa, yine alacakl?n?n temerrüdü söz konusu olur. Örne?in, edime ili?kin baz? özelliklerin al?c? taraf?nda belirlenmesi gerekiyorsa ya da bir yap? yap?lmas?na ili?kin istisna sözle?mesinde in?aat ruhsat? alma yükümü alacakl?ya aitse ve alacakl? bu i?leri yerine getirmezse, yine sonuç olarak alacakl? temerrüde dü?mü? olur.

Bu ko?ullar?n d???nda borcun ifas?n?n "imkân dahilinde" bulunmas? da zorunludur. Ba?ka bir deyi?le, ifan?n imkâns?zl??? alacakl?n?n temerrüdünü engeller. Ayr?ca alacakl? kendisine sunulan edimi hakl? bir neden olmaks?z?n reddetmi? bulunmal?d?r. Alacakl?n?n temerrüdünün do?urdu?u sonuçlar ?öylebelirlenebilir:

Tevdi: Borçlu, alacakl?n?n temerrüdü halinde, alacakl?ya verece?i ?eyi uygun bir yere tevdi ederek, sorumluluktan kurtulabilir. (BK m. 91) Alacakl?n?n borçlan?lan ?eyi nereye tevdi edece?ini ifa yerindeki yarg?ç tayin eder. Yani borçlu, yarg?ca ba?vurarak tevdi yerinin tayinini ister. E?er verilecek ?ey ticari e?ya niteli?indeyse, yarg?ç karar? olmaks?z?n da bunu bir ardiyeye tevdi edebilir. Tevdi gerçekle?ti?inde borçlu, ?eyin hasara u?ramas?ndan ve tevdi giderlerinden sorumlu olmaz. Borçlu tevdi etti?i ?eyi geri alacak olursa, o zaman alacak bütün ba??ml? haklarla birlikte, kesintiye u?ramaks?z?n varolmaya devam eder.

Satmak hakk?: Borcun konusunu olu?turan mal, özellikleri, niteli?i gere?i çok masrafl? ise, borçlu önce alacakl?y? bu konuda uyararak ve uyar?dan (ihtardan) sonra sat?? için yarg?çtan izin alarak söz konusu mal? alenen satt?rabilir. Mal?n de?eri belirliyse ve sat?? giderini kald?rmayacak ölçüde azsa, o takdirde aç?k art?rma, hatta ihtar bile yap?lmaks?z?n sat?? mümkündür. Borçlu sat?m bedelini tevdi ederek borcundan kurtulabilir.

Sözle?meden dönme: Edimin konusu bir yapma borcu ise, bu takdirde tevdi olana?? bulunmad???ndan, borçlu sözle?meden dönebilir (akdi feshedebilir). (BK m. 94) Sözle?meden dönme halinde, BK'n?n 106-108. maddeleri aras?nda düzenlenen borçlunun temerrüdü ile ilgili hükümler burada da örnekseme yoluyla uygulan?r.

Bu temel sonuçlar?n d???nda, alacakl?n?n temerrüdü halinde a?a??daki hükümler de meydana gelir: Alacakl? temerrüde dü?tü?ü andan itibaren, mal borçlunun kusuru olmadan hasara u?rar ya da telef olursa, bundan do?an zarara alacakl? katlan?r. Temerrüt tarihinden itibaren, edim için borçlunun yapaca?? giderler, özellikle ?eyin korunma giderleri alacakl?ya ait olur. E?er alacakl?ya ifa öneren borçlu, daha önce borçlu temerrüdüne dü?mü? bulunmaktaysa, bu öneriyle birlikte temerrütten kurtulur ve temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi i?lemez.

?fa, alacakl?n?n reddi gerçekle?meden de imkâns?z hale gelebilir. (BK m. 95) Buna göre:

?fa alacakl?n?n ?ahs?na ba?l? bir sebeble ona önerilmezse,

Borçlu, alacakl?n?n ?ahs?n? bilemiyorsa, borçlu alacakl?n?n temerrüdünde tan?nan tevdi ve sözle?meden dönme olanaklar?ndan yararlanabilir.

Bu hallere örnek olarak, alacakl?n?n gaip olmas?, temyiz kudretini yitirmi? bulunmas? ve kendisine bir kanuni temsilci atanmam?? bulunmas?, alacakl?n?n ölmesi üzerine gerçek mirasç?n?n çeki?melere meydan vermesi, birden fazla ki?inin gerçek alacakl? olduklar?n? iddia etmeleri gibi olaylar verilebilir.

Borçlunun Temerrüdü

Borçlu, borcun konusunu olu?turan edimi borç ili?kisinde öngörülen zamanda yerine getirmedi?i takdirde temerrüde (gecikmeye) dü?er. Bu duruma borçlunun temerrüdü (gecikmesi, direnmesi) denir; geciken borçluya da "mütemerrit borçlu" ad? verilir.

Temerrüt faizinin ödenmesinin kusura ba?l? olmad???n? yinelemekle yetinelim. Temerrüdün alacakl? yönünden do?urdu?u hükümleri, daha do?rusu alacakl?ya sa?lad??? yetkileri de aç?klamak gerekir.

Borçlar Kanunu, tam iki tarafl? sözle?melerde alacakl?ya daha geni? haklar vermi? ve borçlunun durumunu daha da a??rla?t?rm??t?r. Genel olarak alacakl? aynen ifa ve gecikmeden do?an zarar?n tazmini ve para borçlar?nda ayr?ca temerrüt faizi isteyebilirken, tam iki tarafl? sözle?melerde ek baz? haklara sahip k?l?nmaktad?r. (BK m. 106-108)

Al?m, sat?m, hizmet, kira, istisna gibi tam iki tarafl? bir sözle?mede, temerrüt olay?n?n gerçekle?mesinden sonra, alacakl?n?n, ek olanaklardan yararlanabilmesi için borçluya borcunu ifa için bir süre (mehil) vermesi gerekir. Mehil uygun olmal?d?r. Uygunluk her somut olay?n özelliklerine göre ayr? ayr? de?erlendirilmelidir.

Mehil, temerrüt için aranan ihtarla birlikte yap?labilir. BK'n?n 107. maddesi hükmüne göre, borcun kesin olarak belirli bir zamanda ödenece?i kararla?t?r?ld??? takdirde ya da ifan?n art?k anlam ve faydas?n? yitirdi?i durumlarda mehil tayinine gerek kalmaz. Mehile kar??n ifan?n borçlu taraf?ndan yerine getirilmedi?i durumlarda alacakl?n?n sahip bulundu?u yetkiler ?unlard?r:

Alacakl?, aynen ifa ve gecikme tazminat?n?, tüm temerrüt hallerinde oldu?u gibi isteyebilir.

Alacakl?, ifadan vazgeçti?ini mehil bitti?inde derhal borçluya bildirerek, ifa etmemeden do?an zarar?n giderilmesini isteyebilir. Buna alacakl?n?n "ifa ç?kar? (menfaati)" denir ve bu olas?l?kta borç ili?kisi varl???n? sürdürür. Bu bildirim, mehil tayini ile ilgili ihbar ile birlikte de yap?labilir.

Alacakl?, mehil sonunda sözle?meden dönebilir ve sözle?meye duydu?u güven nedeniyle u?rad??? zarar? (menfi zarar?) talep edebilir. (BK m. 108/II) Dönme yerine yasa ve uygulama "fesih" terimine a??rl?k vermektedir. Dönme (fesih) beyan? ile birlikte borç ilikisi ortadan kalkt???ndan, taraflar verdiklerini sebepsiz zenginle?me kurallar?na göre iade ile yükümlüdür. (BK m.108/I)

BK'n?n 106-108. maddelerinde yer alan hükümler, bu konuda özel hükümler öngörülmemi?se uygulama alan? bulacakt?r. Örne?in sat?m sözle?mesinde, mal? teslim etmi? olan sat?c?n?n, semeni (sat?? bedelini) tediyede temerrüde dü?en al?c?ya kar?? bu hakk?n? ayr?ca sakl? tutmam??sa, sözle?meden dönemeyece?i örgörülmü?tür. (BK mü 211/III)

K?smi temerrüt durumunda ise, BK'n?n 106-108, maddeleri hükümleri sadece gecikmeli bölüm için uygulama alan? bulabilecekir. Bu husus, Türk Ticaret Kanunu'nun 25/I. maddesinden anla??lmaktad?r.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - wordpress - wordpress tema - seo - backlink - video izle - jinekolog - kadın dogum doktoru - kadın doğum uzmanı -
okey okey oyna okey okey oyna - izmir escort izmir escort - toplist toplist - realistik manken realistik manken - sesli sohbet chat sesli sohbet chat - izmir escort izmir escort - izmir partner izmir partner -