Do?al Ekonomi « Ak?mlar ve Teoriler
Üretim faaliyeti sonunda ortaya ç?kan ürünün, de?i?im konusu yap?lmadan, do?rudan üretime kat?lanlar aras?nda payla??ld??? ekonomik düzendir. Derebeylik düzeninin topra?? i?leyen köleleri elde ettikleri ürünün bir k?sm?n? toprak sahibine verir, kalan? da kendi aralar?nda bölü?ürlerdi. Bu toplum düzeninde piyasa ve para yoktur. D??a da kapal? olan do?al ekonomi düzeninin üç belirleyici özelli?i vard?r:
Tar?ma dayal? bir ekonomik düzendir,
Paran?n kullan?lmad??? bir düzendir,
Sanayi öncesi bir toplum düzenidir.
Do?al ekonomi kavram?yla do?al düzen (natural order) kavram?n? kar??t?rmamak gerekir. "Do?al düzen", 18. yy'?n ortalar?nda Fizyokratlar?n geli?tirdi?i dü?ünce sistemi içinde yer al?r. Fizyokratlara göre kayna??n? Tanr?'dan alan do?al düzenin i?leyi?ine devlet kar??mamal?d?r. "B?rak?n?z yaps?nlar, b?rak?n?z geçsinler" özdeyi?i ilk kez bu iktisatç?lar taraf?ndan ortaya at?lm??t?r.
Neo-Keynes'çi Ekonomi « Ak?mlar ve Teoriler
?ngiltere'nin Cambridge Üniversitesi'nde merkez kurmu? ve dünyan?n çe?itli yerlerinde taraftarlar? olan küçük, fakat etkili bir Keynes sonras? grubun doktrinlerine denir. Neo-Keynes'çiler John Maynard Keynes'in temel fikirlerini, özellikle 1936 y?l?nda yay?nlam?? oldu?u General Theory of Employment, Interest and Money eserindekileri kabul etmektedirler.
Neo-Keynes'çi ekonomiye katk?da bulunanlar Joan Robinson, Nicholas Kaldor, Luigi Pasinetti ve Piero Sraffa gibi Cambridge Üniversitesi'yle ilgili olan kimselerdir. Neo-Keynes'çi ekonomiye önemli katk?da bulunmu? di?er bir ekonomist Polonyal? Michel Kalecki'dir. Kalecki, Keynes'ten ba??ms?z olarak, Keynes'inkine benzer bir genel istihdam teorisi geli?tirmi?tir. Neo-Keynes'çilerin klasik ekonomist David Ricardo ve sosyalist Karl Marx ile ortak yanlar? vard?r. Nitekim Neo-Keynes'çilerin çal??malar?na bazen Neo-Ricardo'cu ve/veya Neo-Marx'ç? ad? verilmi?tir.
1977 y?l?nda Cambridge Üniversitesi'nde kurulan Cambridge Journal of Economics Neo-Keynes'çi yay?nlar?n merkezi olmu?tur. ABD'de 1978'de kurulan Journal of Post Keynesian Economics benzer fikirlerin yay?lmas? için kullan?lm??t?r. Neo-Keynes'çiler ve genellikle Keynes sonras? ekonomistler Keynes hakk?ndaki kendi yorumlar?n? hakl? saymakta, Samuelson, Tobin ve Hick gibi Ortodoks Keynes'çilerin yorumunu gayrime?ru saymaktad?r.
Neo- Keynes'çiler stagflasyon sorunlar?na cevap bulmu? olduklar?n? iddia etmektedir. ??sizli?in ve enflasyonun e? anl? artmas? stagflasyon, Ortodoks Keynes'çilik bak?m?ndan ekonomistlerin, ekonomi politikas?n? yönetenlerin ve genel olarak kamuoyunun gözünden dü?mesine yol açan bir paradokstur. 1970'li y?llar zarf?nda Ortodoks Keynes'çilerin etkisi azalma e?ilimi gösterdikçe, Neo-Keynes'çi teori, monetarist fikirleri ve anayol Neo- Klasik ekonomistlerin fikirlerini be?enmeyenler için cazip gözükmekte idi. Neo-Keynes'çili?in Marx'?n baz? fikirlerine yak?nl??? solu and?rmaktad?r. Neo-Keynes'çiler enflasyonu a?a??ya çekmek için maliye politikas?na ilaveten gelirler politikas?na taraftard?rlar, fakat sosyalist say?lmazlar.
Yat?r?m, Beklentiler ve Büyüme
Yat?r?m veya sermaye birikimi Keynes'in istihdam teorisinde merkezi bir rol oynar. Ancak Keynes, analizini k?sa dönem için yürütmü?tür. K?sa dönemde yat?r?m ekonomiye sat?n alma gücü zerk etmekte, efektif talebi ve dolay?s?yla istihdam? art?rmaktad?r. Neo-Keynes'çi büyüme teorisi sermaye birikiminin gelecekteki dönemlerde prodüktif kapasite yaratma yönünü incelemekle sermaye birikiminin uzun dönemli sonuçlar?na a??rl?k vermektedir.
Roy Harrod'un daha önce yapm?? oldu?u çal??malardan yararlanarak, Joan Robinson ve Nicholas Kaldor kendi kendini besleyen büyümenin ?artlar?n? incelemi?lerdir. Belirli bir yat?r?m düzeyi tam istihdam? sa?lamaya ve ekonominin sabit bir oranda büyümesine yeterli olabilir. Ancak Joan Robinson'un teorisi merkeziyetçi olmayan piyasa kapitalizminde, yüksek istihdam sa?layan istikrarl? büyüme için gerekli ?artlar?n gerçekle?me ihtimallerinin çok dü?ük oldu?unu göstermektedir. Önemli bir konu, giri?imcilerin ba?lang?ç beklentileri ile ekonomik faaliyetin gerçekle?mi? sonuçlar? aras?ndaki ili?kidir.
?stikrarl? yüksek istihdam sa?lamak hususunda Keynes'in özel yat?r?m yeterlili?ine ili?kin kötümser görü?lerinde en önemli faktör, gelece?e ait belirsizliktir. Beklentilerin yanl?? ç?kmas? halinde, giri?imcilerin yöneticileri ya üretim düzeyini ya fiyatlar? ya da her ikisini de?i?tirmek suretiyle uyum sa?lamaktad?rlar. Keynes'in analizinde, ayarlamalar daha çok üretimde yap?lmakta, Robinson ve Kaldor ise üretim ayarlamalar?na ilaveten fiyat ayarlamalar?na da önem vermektedir.
Keynes'in rekabeti varsaymas?na kar??n, Neo-Keynes'çiler ürün piyasalar?nda kuvvetli monopolcü unsurlar hesaba katmaktad?r. Kelecki'nin monopol derecesi kavram?, fiyat tespitinde piyasa kuvveti ölçüsüdür ve Neo-Keynes'çi büyüme teorisinin ayr?lmaz bir parças? olmu?tur. Maliye politikas? istikrarl? büyümenin sa?lanmas?nda kullan?labilir; fakat Neo-Keynes'çiler para miktar?n?n ekonomisinin gerçek ihtiyaçlar?n? kar??lad???n? ve paran? n ekonomik politikada stratejik bir faktör olmad???n? varsayarlar. Keynes'in k?sa dönemli teorisiyle Neo-klasik uzun dönemli teoriyi birle?tiren Neo-klasik senteze Neo-Keynes'çilik bir alternatif olarak belirmektedir.
Gelir Da??l?m? Teorisi
Ça?da? kapitalizmin en önemli iki aksakl???ndan birinin i?sizlik, di?erinin ise servet ve gelir da??l?m?n?n e?itsizli?i oldu?unu kabul etmekle beraber, Keynes hiçbir zaman da??l?m teorisine a??rl?k vermi? de?ildir. Neo-Keynes'çiler ise teorilerinin en devrimci k?sm? olan bir gelir da??l?m? teorisi geli?tirmi?lerdir.
Keynes'in tüketim fonksiyonunu iki k?sma ay?rm??lard?r: Ücretlerden tüketme e?ilimi ve kârlardan tüketme e?ilimi. En basit Neo-Keynes'çi modellerde i?çilerin bütün ücretlerini cari tüketime harcad?klar? varsay?lmaktad?r. Kapitalistlerin kârlar?n? tayin eden yat?r?m ve tüketim kararlar?d?r.
Kapitalistler daha fazla yat?r?m yapmak veya daha fazla tüketmek suretiyle milli gelir içindeki paylar?n? art?rabilirler. Kalecki bu durumu çarp?c? bir ?ekilde ?u cümle ile ifade etmi?tir: "??çiler kazand?klar?n? harcarlar, kapitalistler ise harcad?klar?n? kazan?rlar." Bu suretle Neo-Keynes'çi ekonomide yat?r?m hem gelirin ücretlerle kârlar aras?nda da??l?m?n?, hem de da??t?lacak gelirin düzeyini belirlemede stratejik bir faktördür.
Neo-Keynes'çi da??l?m teorisinde Kalecki'nin monopol derecesi Neo-klasik ekonomideki tam rekabet varsay?m?n?n yerini almakta ve do?rudan do?ruya gelir da??l?m?n? etkilemektedir. Monopol derecesindeki nispi bir art?? milli gelirin kâra giden pay? ücretlerin aleyhinde olmak üzere art?racakt?r. Gelir da??l?m?na ili?kin bu Neo-Keynes'çi makro ekonomide teori, Neo-klasiklerin mikro-ekonomik gelir da??l?m? ile tezat halindedir.
Neo-klasik teori, üretim faktörlerinin (emek ve sermaye) marjinal prodüktivite prensiplerine göre genel bir teori içinde fiyatlar?n?n belirlenmesine dayanmaktad?r. Sraffa'n?n görü?lerinden yararlanan Joan Robinson 1950'li y?llarda Neo-Klasik üretim fonksiyonunun anlaml???na meydan okumu?, özellikle sermayenin ölçülebilir homojen mahiyeti olmad???n? iddia etmi?tir.
Neo-klasik teori sermayenin de?erini tespit etmek için gelecekteki gelirleri faiz oran? ile iskonto etmekte ve bir k?s?r döngü ?eklinde sermayenin de?erini kullanarak faiz oran?n? sermayenin marjinal prodüktivitesi olarak belirlemektedir. Özetle Neo-Keynes'çi ekonomi, politik bak?mdan ortan?n solunda yer almaktad?r. Reel kuvvetlere a??rl?k vermekte, paran?n uyum sa?layaca??n? varsaymaktad?r.
Parasal ücret fiyat düzeyinin dingil çivisini olu?turmaktad?r. Gelir da??l?m?na a??rl?k verilmektedir. Sermaye teorisi bak?m?ndan ücretleri a?an bir fazlal?k gerekmektedir. Her istihdam düzeyinde büyüme mümkündür, fakat tam istihdam düzeyinde büyümeye a??rl?k verilmektedir. Enflasyon, ücret ve kâr marjlar?ndaki de?i?melerden kaynaklanmaktad?r. Ekonomi politikada "laissez faire" esas al?nmakla beraber, gelirler üzerinde makro-ekonomik kontrollere a??rl?k verilmektedir.
Nasyonel Sosyalizm « Ak?mlar ve Teoriler
1933-1945 aras?ndaki dönemde Almanya?da uygulanan bir tür sa? totaliter rejime ya da o dönem için Almanya özelindeki fa?izme verilen isimdir. Nasyonal sosyalizmin tarihi bir kuram? yoktur. Adolf Hitler?in yazd??? "Kavgam" (Mein Kampf) kitab?nda daha sonra nasyonal sosyalizmin uygulamas? olarak görülen pek çok hususa de?inilmekteyse de, bu kitab?n nasyonal sosyalizmin kuram?n? ortaya koydu?unu ileri sürmek de mümkün de?ildir. Nasyonal Sosyalist Alman ??çi Partisi?nin (NAZ? Partisi) 24 ?ubat 1920 tarihli 25 maddelik program? da, kimi ayr?nt?lara girmesine kar??n, nasyonal sosyalizmin kuram? olarak de?erlendirilemez.
Nazi Partisi'nin program?nda, iktisadi konular oldukça a??rl?kl?yd? ve ilginç bir nokta olarak iktisadi sorunlara sol çözümler getirilmekteydi. Bunlar aras?nda örne?in emeksiz kazan?lan gelirlere son verilmesi, tröstlerin devletle?tirilmesi, toprak üzerinde spekülasyona son verilmesi, orta s?n?f?n desteklenmesi gibi noktalar vard?. Ancak bu tür hususlar, salt programda kalm??t?r.
Ocak 1933?te Hitler?in ba?bakan olmas?ndan sonra Alman Meclisi (Reichstag) içindeki ço?unlu?un son derece h?zl? bir biçimde ?ço?unluk tahakkümüne? dönü?mesiyle ?nasyonal sosyalist devlet? in olu?turulmas?n?n yolu aç?ld?.
Nasyonal sosyalizmin ilk uygulamas?, i?çilere yönelik oldu. 1 May?s 1933?ün ?ulusal i?çi günü? ilan edilmesinden ve çok görkemli törenlerle kutlanmas?ndan tam bir gün sonra, 2 May?s 1933?de Katolik sendikalar d???nda, ülkedeki tüm sendikalar kapat?larak mal ve para varl?klar?na devletçe el kondu. Katolik sendikalar?n ayn? kaderi payla?malar? için iki ay kadar bir süre geçmesi gerekecekti. 24 Haziran 1933?te s?ra Katolik sendikalara geldi.
May?s 1933 sonunda Nazi Partisi liderli?inde ?Alman ??çi Cephesi? olu?turuldu. Bu kurulu?un olu?mas?yla birlikte toplu sözle?me yasa?? getiriliyordu. Bunun yerine son derece geni? yetkili ?i?çi mutemetli?i? kurumu konuluyordu. Bu i?çi mutemetlerinin sözleri ve kararlar? ba?lay?c? nitelikteydi. Gene ayn? günlerde, nasyonal sosyalizmin deyi?i ile ?fabrikalar?n önderli?i, do?al liderlerine geri veriliyordu?. Yani fabrikalarda tek önder, o fabrikan?n ?sahibi? olacakt?.
Sendikalara ve i?çi hareketine kar?? giri?ilen bu tür eylemler, Nasyonal Sosyalist Alman ??çi Partisi içindeki gerçekten ?sosyalist? say?labilecek gruplar aras?nda geni? bir ho?nutsuzluk uyard?rd?. Bu gruplar, her ne kadar sosyal demokrasi ve Marksizm'e kar?? idiyseler de, belirli bir sosyal espriye inanmakta ve Nazi Partisi?nin bunlar? savunaca??n? sanmaktayd?lar. Ancak bunlar?n tasfiyesinde de fazla bir güçlük çekilmedi.
Nasyonal sosyalist ekonomi, tipik bir sava? ekonomisi (Wehrwirtschaft) idi. Bu ekonomi içinde iki temel hedef al?nm??t?. Bunlardan biri istihdam, di?eri ise ekonomik büyüme idi. 1936?da Göring?de ifadesini bulaca?? üzere nasyonal sosyalist ekonomi ?kendine yetme?yi temel ilke edinmi?ti. Bu arada devlet yat?r?mlar? art?r?lmaya çabalan?rken, özel giri?im de özendirilmeye çabalan?yordu. Bu ekonomi politikas? ve özellikle silahlanma giri?imleri, büyük i? çevrelerinin beklentilerini yan?tlarken, orta s?n?f gitgide geride kalmaktayd?.
Nazi Partisi?nin program?nda ve propagandas?nda tekellere kar?? sava? vaad ediliyordu. Buna kar??l?k Ekim 1937?de al?nan bir kararla sermayesi 40,000 Dolar'dan ufak ?irketlerin kapat?lmas? yönüne gidildi. Bu karar çerçevesinde piyasadan çekilmek zorunda kalan ?irket say?s?, piyasada çal??makta olan ?irketlerin %20?sinden fazlas?yd?.
Daha sonra al?nan bir kararla da, yeni bir ?irket kurulabilmesi için minimum 250,000 Dolar sermaye s?n?r? getirildi. Yani antitekel sloganlarla iktidara gelen nasyonal sosyalizm, do?rudan do?ruya tekelcilik yapmakta ve tekellerin geli?imini desteklemekteydi.
Ticaret ya?am? da devletin, yani Nasyonal Sosyalist Parti'nin kesin bir denetimi alt?na girmi?ti. Zaten ekonominin tümü merkezile?tirilmi?ti. Alman ekonomisi ?Alman Ekonomi Odas?? ad?nda bir örgüt içinde toparlanm??t?. 7 ?Ulusal Ekonomi Grubu?, 23 ?Ekonomi Odas??, 100 ?Sanayi ve Ticaret Odas?? ve 70 ?El Sanatlar? Odas?? do?rudan bu örgüte ba?lanm??t?. Reichsbank??n ba??na getirilen Dr. Schacht da kesin bir denetim mekanizmas? olu?turmu?tu. ??çiler ise ?Alman ??çi Cephesi? içinde örgütlenmi?ler ve partinin kesin denetimi alt?na girmi?lerdi.